Fatih Altaylı’nın Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç hakkında kullandığı ifadeler, siyasi eleştirinin sınırları ve seçmen iradesine yaklaşım üzerinden tartışma yarattı. Tepkilerde, Genç’in 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde aldığı oy hatırlatılarak kullanılan üsluba yönelik özür çağrısı yapıldı.

Seçim sonucu ve seçmen tercihi

Ahmet Metin Genç, 31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerde Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 234 bin 839 oy aldı ve yüzde 51,48 oy oranına ulaştı. Değerlendirmelerde, Genç’in göreve yalnızca partisinin kararıyla değil, sandığa giderek oy kullanan Trabzonluların tercihiyle geldiği vurgulandı.

Trabzon’da seçim günü 619 bin 603 kayıtlı seçmen bulunduğu bilgisi de hatırlatıldı. Genç’e oy veren ya da vermeyen tüm seçmenlerin demokratik tercih hakkına sahip olduğu belirtilirken, seçilmiş bir belediye başkanının açıklamalarının eleştirilebileceği, ancak kullanılan ifadelerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Eleştiriler kullanılan üsluba yöneldi

Altaylı’nın Genç için “alenen yalan söylüyor” demesi ve “Onun kabahati yok, onu belediye başkanı yapmak ayıp olmuş” sözlerini kullanması tepki çekti. Bu ifadelerin yalnızca Genç’in açıklamalarını değil, onu seçenlerin tercihini de tartışmaya açtığı görüşü dile getirildi. Değerlendirmelerde, siyasi eleştiriyle seçmen iradesine yönelik ifadelerin birbirinden ayrılması gerektiği savunuldu.

Genç’in “20 yıl önce pasaportumuz geçmiyordu” şeklindeki sözlerinin eleştirilebileceği, farklı görüşlerin veriler, tarih ve siyasi gelişmeler üzerinden ortaya konabileceği ifade edildi. Buna karşılık, eleştirinin seçmen iradesini küçümseyen bir üsluba dönüşmemesi gerektiği görüşü paylaşıldı.

Trabzon halkı için özür çağrısı

Altaylı’ya yönelik tepkilerde özür çağrısının yalnızca Ahmet Metin Genç için değil, Trabzon halkı için de yapılması gerektiği belirtildi. Tartışmanın odağında, büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde ortaya çıkan sonuca ve seçmen tercihine saygı gösterilmesi gerektiği görüşü yer aldı.

Değerlendirmelerde, seçmenlerin kimi destekleyeceğine ya da seçtikleri isimlere nasıl yaklaşacağına başkalarının karar veremeyeceği kaydedildi. Eleştirinin demokratik tartışmanın doğal bir parçası olduğu, hakaret olarak görülebilecek ifadelerin ise ayrı bir noktada bulunduğu ifade edildi. Tartışmanın Genç’in açıklamalarından çok kullanılan üslup ve seçmen iradesine yaklaşım üzerinden sürdüğü belirtildi.