Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların artması, deniz taşımacılığındaki güvenlik kaygılarını ve sigorta maliyetlerini gündeme taşıdı. Londra deniz sigortası piyasasının Joint War Committee (JWC), savaş riski bakımından bildirime tabi alanı genişletti. Yeni listede Türkiye’nin karasuları kapsam dışında bırakılırken, karasuları dışındaki açık deniz bölgeleri yer aldı. Saldırıların etkileri Trabzon açıklarında da görüldü.
Karadeniz’de bildirime tabi alan genişledi
JWC, 16 Eylül 2026’da yayımladığı JWLA-035 sayılı düzenlemeyle Karadeniz’de “Listed Area” olarak tanımlanan savaş riski alanını büyüttü. Önceki listede ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna’nın kıyı suları bulunuyordu. Yeni düzenleme, Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan’ın karasuları dışında kalan Karadeniz’i kapsıyor.
Bu karar, gemi trafiğinin durdurulduğu ya da Karadeniz’in tamamının hukuken yasak bölge ilan edildiği anlamına gelmiyor. Düzenleme, Londra deniz sigortası piyasasında gemilerin seyirleri ve savaş riski değerlendirmeleri bakımından önem taşıyor. Reuters’ın haberine göre bildirim gerekliliği, Rusya ve Ukrayna kıyı sularından Karadeniz’in geneline genişletildi; komşu ülkelerin karasularındaki seferler ise kapsam dışında tutuldu.
JWC düzenlemesinde Türkiye’nin karasularının hariç tutulması öne çıkan ayrıntılardan biri oldu. Türkiye karasularında ilerleyen gemiler için söz konusu bildirim şartı uygulanmıyor. Buna karşılık, Türkiye kıyılarının açıklarında karasuları dışında kalan kesimler yeni listelenen alanın içinde bulunuyor. Ayrım, Karadeniz’deki uluslararası ticaret rotaları açısından önem taşıyor.
Saldırılara ilişkin veriler
Denizcilik güvenliği şirketi Ambrey’nin verileri, kararın arka planındaki saldırı artışını ortaya koyuyor. Şirketin kayıtlarına göre 21 Eylül 2025 ile 21 Eylül 2026 arasındaki 12 ayda, daha önce listelenmiş alanın dışında 45 ticari gemi saldırıya uğradı. Önceki 12 aylık dönemde aynı bölgelerde ticari gemilere yönelik kayda geçen bir saldırı bulunmuyordu.
Saldırıların önemli bölümü dönemin son aylarında yaşandı: 45 olayın 31’i 1 Temmuz 2026’dan sonra gerçekleşti. SeaTrade Maritime’ın aktardığı Ambrey verilerine göre, önceki risk alanının dışında son üç ayda 33 ticari gemi daha saldırıya uğradı.
Ambrey, tehdidin Rusya ve Ukrayna kıyılarına yakın bölgelerle sınırlı kalmadığını belirtti. Rusya bağlantılı gemileri hedef aldığı değerlendirilen saldırıların bir kısmı açık denizde meydana geldi. Şirket, olayların önemli bölümünün Türkiye’nin kuzey kıyıları açıklarında ve Novorossiysk ile Soçi’nin güneyindeki açık denizlerde gerçekleştiğini aktardı. Saldırı noktalarının kıyıdan ortalama uzaklığı yaklaşık 58 deniz mili olarak verildi.
Hedef alınan gemi türleri de çeşitlendi. Karadeniz’de saldırıların ilk dönemlerinde tankerler öne çıkarken 2026’nın ilerleyen aylarında kuru yük, genel kargo, konteyner ve Ro-Ro gemileri de etkilendi. Ambrey, gemilerin bayrağı ve varış noktasının yanı sıra sahiplik yapısı, ticaret geçmişi ve yaptırımlarla bağlantılı durumlarının da hedef seçiminde rol oynayabileceğini değerlendiriyor.
Sigorta giderleri ve Trabzon açıklarındaki gemiler
Reuters’ın haberine göre saldırıların artması, savaş riski sigortası primlerini son haftalarda önemli ölçüde yükseltti. Bazı yedi günlük seferler için ek savaş riski sigortası giderlerinin yüz binlerce dolara ulaşabildiği bildirildi. Bu maliyet baskısı, özellikle Rusya ve Ukrayna limanlarına uğrayan ya da Karadeniz’in açık deniz rotalarını kullanan ticari gemileri etkiliyor. TT Club, JWC’nin 16 Eylül’de yaptığı JWLA-035 değişikliğinin üyeleri açısından 30 Eylül 2026’da yürürlüğe gireceğini duyurdu.
Karadeniz’deki saldırıların Türkiye kıyılarındaki yansımalarından biri, hasar izleri bulunduğu belirtilen VOLGA-4007 yük gemisinin Trabzon açıklarına demirlemesi oldu. 1989’da inşa edilen ve yaklaşık 140 metre uzunluğundaki geminin gövdesinde hasar izleri görüldü. Cook Adaları bayrağı taşıyan geminin baş tarafında Türk bayrağı da bulunuyordu.
Geminin 20 Ağustos 2026’da Novorossiysk Limanı’ndan ayrıldığı sırada art arda dört dron saldırısına uğradığı bildirildi. O sırada gemide 13 personelin bulunduğu aktarıldı. VOLGA-4007, saldırıların ardından Trabzon çevresinde görülen ilk hasarlı ticari gemi değildi.
Temmuz ayında Rusya’nın Taman Limanı’ndan Trabzon’a kömür taşıdığı belirtilen MV Reyhan Sarı, Novorossiysk açıklarında dron saldırısına uğradı. Olayda bir personelin hayatını kaybettiği, iki personelin yaralandığı bildirildi; gemi daha sonra Trabzon Limanı’na ulaştı. GAS NERO adlı Panama bayraklı LPG tankerinin de saldırı sonrasında Trabzon’un Sürmene açıklarında beklediği aktarıldı.
Ağustos ayında Tuapse açıklarında Lider Bordo-Mavi adlı Ro-Ro gemisine üç dronla saldırı düzenlendi. Gemide yangın çıktığı ve beş mürettebatın yaralandığı bildirildi. Gemi, güvenlik amacıyla Trabzon Limanı’na yönlendirildi.
Türk deniz taşımacılığına ilişkin veriler
Türk Armatörler Birliği’nin 24 Şubat 2022 ile 26 Ağustos 2026 arasını kapsayan raporunda, açık kaynaklardan derlenen verilere göre 146 ticari geminin saldırı veya hasar olaylarından etkilendiği belirtildi. Bunların 34’ünün Türk sahipli ya da Türk kontrollü, beşinin ise Türk bayraklı olduğu kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Eylül’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmede Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıları gündeme getirdi. Erdoğan, Rusya ve Ukrayna’nın ticari gemilere yönelik saldırılarının durdurulması ve Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin güvenli ticaret yollarının yeniden sağlanması amacıyla diplomatik girişimlerini sürdürdüğü bildirildi.

