Trabzon Barosu İnsan Hakları Merkezi, Gazze’deki insani krizin üçüncü yılında, ilan edilen ateşkeslere rağmen sivillerin yaşam hakkına yönelik tehditlerin sürdüğünü açıkladı. Binlerce sivilin hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın yerinden edildiği ve altyapının büyük ölçüde tahrip edildiği belirtilerek, durumun insanlık tarihinin en ağır krizlerinden biri olduğu vurgulandı.
İnsani Yardımın Engellenmesi Merkez, uluslararası insancıl hukukun temel ilkeleri gereği sivillerin, sağlık kuruluşlarının, okulların ve insani yardım görevlilerinin korunmasının zorunlu olduğunu hatırlattı. Gıda, su, ilaç ve temel insani yardıma erişimin engellenmesinin hiçbir gerekçeyle kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Hukuki Süreç ve Hesap Verebilirlik Uluslararası Adalet Divanı’nın geçici tedbir kararları ve Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen süreçlere dikkat çeken Merkez, hukuk mekanizmalarının etkisiz bırakılmasının cezasızlığı derinleştirdiğini belirtti. Sivillere yönelik saldırıların derhal sona erdirilmesi, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve uluslararası yargı mercilerinin kararlarının uygulanması talep edildi.
Merkez, ağır uluslararası hukuk ihlallerinden sorumlu olanların bağımsız yargı önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilmesi ve uluslararası hukuka dayalı kalıcı, adil bir barışın sağlanması istendi. Dünya baroları, hukuk örgütleri ve insan hakları savunucularının ihlallerin sona erdirilmesi ve cezasızlığın önlenmesi için somut adımlar atması çağrısında bulunuldu. İnsan hakları evrensel olduğundan, yaşam hakkının hiçbir koşulda pazarlık konusu olamayacağı mesajıyla açıklama tamamlandı.

