Sibel Suiçmez, fındık üreticisinin karşılaştığı randıman kaybı, yükselen maliyetler ve TMO fiyatları arasındaki uçurumu TBMM’de gündeme getirdi. Üreticiyi koruyacak destek ve fiyat politikaları talep edildi.
Yeni Parti Trabzon milletvekili Sibel Suiçmez, kahverengi kokarca nedeniyle fındık veriminde yaşanan büyük düşüş, artan üretim maliyetleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından belirlenen fiyat ile serbest piyasadaki fiyat arasındaki farkı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Randıman Düşüşü ve Üreticinin Zorluğu
Geçtiğimiz yıl fındık randımanı 45‑46 seviyesindeyken, bu yıl birçok bahçede 30‑31 seviyesine geriledi. Suiçmez, bu gerilemenin büyük ölçüde kahverengi kokarca zararına bağlandığını vurguladı. Üreticinin bahçeye yaptığı yatırımlar, gübre, ilaç, işçi ve patoz ücretleri gibi masraflar hâlâ devam ederken, hasat zamanında hem verim kaybı hem de düşük randımanla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına ve maliyetlerini karşılayamamasına yol açıyor.
TMO Fiyatı ile Serbest Piyasa Arasındaki Uçurum
TMO, 2026‑2027 sezonunda %50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL, Levant kalite için 250 TL ve Sivri kalite için 245 TL alım fiyatı açıkladı. Ancak üreticiler, ürünlerini genellikle 165‑170 TL bandında satmak zorunda kalıyor. Suiçmez, “Kâğıt üzerindeki fiyatlar üreticinin cebine yansımıyor, devlet fiyatın uygulanmasını ve piyasayı düzenlemeyi sağlamalı” dedi. TMO’nun gerçek anlamda müdahale kurumu olarak görev yapmadığı sürece açıklanan fiyatın üretici açısından bir anlamı kalmayacağını belirtti.
Artan Üretim Maliyetleri ve Şeffaflık İsteği
Gübre, zirai ilaç, akaryakıt, bahçe temizliği, budama, taşıma, fındık işçisi ve patoz ücretlerindeki artışlar üreticinin yükünü artırıyor. Suiçmez, fındığın kilogram maliyetinin güncel ve bilimsel bir çalışma ile kamuoyuna açıklanmasını talep etti. Fiyat belirlenirken sadece piyasa koşullarının değil, üretim maliyetlerinin, emeğin ve makul bir refah payının da göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
Kahverengi Kokarca Zararının Belirlenmesi ve Destek Talepleri
Suiçmez, kahverengi kokarca nedeniyle Trabzon ve diğer fındık üreticisi illerde oluşan zararın ilçe ilçe tespit edilmesini istedi. Kaç dekar bahçenin ve ne kadar ürünün etkilendiği, üreticilerin bu zararı karşılamak için hangi desteklere ihtiyaç duyduğu soruldu. Mücadele yöntemlerinin (ilaçlama, biyolojik kontrol, samuray arısı salımı, kışlak mücadelesi ve eğitim) kamu desteğiyle yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, randıman ve gelir kaybı yaşayan üreticilere doğrudan destek, tarım sigortası kapsamına kahverengi kokarca zararının eklenmesi ve özel bir destek programı oluşturulması talep edildi.
TMO Alım Miktarı ve Piyasa Sorunları
Soru önergesinde, TMO’nun 2026 sezonunda Trabzon ve Türkiye genelinden kaç ton fındık aldığı, düşük randıman veya kalite gerekçesiyle kaç üreticinin ürününün reddedildiği ve üreticilerin TMO’ya ürün tesliminde karşılaştığı sorunlar soruldu. Ayrıca, TMO alım merkezlerinin, personelinin ve depolama kapasitesinin yeterliliği, serbest piyasada fiyat oluşumuna ilişkin inceleme yapılıp yapılmadığı, Rekabet Kurumu’nun büyük alıcılar ve ihracatçılar hakkında bir çalışma yürütüp yürütmediği gibi konular da gündeme getirildi.
Üreticinin Geleceği ve Sorumluluk Çağrısı
Suiçmez, fındığın Türkiye’nin stratejik ihraç ürünlerinden biri olduğunu hatırlatarak, ihracat gelirinin artarken üreticinin yoksullaşmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. “Fındık üreticisi sahipsiz değildir. Üreticinin alın terinin birkaç büyük alıcıya bırakılmasına izin vermeyeceğiz” diyerek, TMO’nun fiyatın arkasında durması, piyasaya etkin müdahale etmesi ve kahverengi kokarca nedeniyle oluşan zararın kamu tarafından karşılanması gerektiğini vurguladı. Üreticinin maliyetinin altında fındık satmak zorunda bırakıldığı bir düzenin sürdürülemez olduğunu hatırlatarak, fındıkta kazanan üretici oluncaya kadar konunun takibini sürdüreceğini sözlerine ekledi.